Posted in
Kendim by admin | Haziran 30th, 2010
İnternet öyle büyük bir deniz ki denize açılan onlarca pencere içinde kaybolup kalıyorsunuz. Sonunda kendinize belli siteler belirleyip sürekli o sitelere takılıyorunuz. Günümüzün en popüler sitelerini saymama gerek yok sanırım. Facebooku olmayan zaten kendine face açmamak için belli sebepler bulmuş. Facebook yerine twitter diye bir alternatifimizde var. Aklına ne geliyorsa yazıyorsun. Senin takipçilerin oluyor sende başkalarını takip ediyorsun.
Düşünce olarak çok basit şeyler. Reklamı ve yatırımı büyük olan projeler bunlar. Sosyal paylaşım ağları zaten tutar. Fakat o ağlarda yakınlarımızı bulamazsak o sitelere girmek istemeyiz. Devamlı gireceğimiz bir sitede kendi hobilerimizden yada yakın çevremizden bir sebep olmalı. Örneğin oyun oynamasını seven okuma yazma bilmeyen yeğenim G tuşuna basarak googleye girer googlede arama yerinde O tuşuna basarak alt alta liste halinde çıkan örnek arama sonuçlarında oyun kelimesine tıklar ve karşısına oyun siteleri dizilir. Resimlerden de istediği yarış oyununu açar.
Sosyal paylaşım sitelerinde ise artık görüşemediğimiz arkadaşların yaptığı faaliyetleri takip edebiliyoruz. Kim evlenmiş kim nişanlanmış bunları takip ederken paylaşılan videoları izleyebiliyor resimlere bakabiliyoruz.
Tags: facebook, oyun bulmak, reklam, sosyal paylaşım ağı, twitter
Posted in
Kendim by admin | Haziran 25th, 2010
Uff. Yaz günü başım çatlıyor ağrıdan. Havalardan olabilir. Soğuk ve yağmurlu bir hava var. Tüm gece yağmur yağdı sanırım. Geç yatıp erken uyanıyorum. Yoruluyorum. Biraz para kazanmak istiyorum. Az buçuk başarmaya başladım.Bu arada beynimi kemiren iş başvuruları var. Cep telefonuma gelen şuraya şu kadar işçi lazım mesajları beni umutsuzluğa sürüklüyor.
Dün gece televizyon seyrettim. Evet benim için garipsenecek bir olay. Aşkı memnunun final bölümüne baktım. Dünya kupasını bile izlemiyorum.
Geçen yetiştirdiğim mısırlardan bahsetmiştim. Dizime kadar geldi boyları. Yağan yağmurlar yaradı. Bahçedeki çam ağacım hiç büyümüyor sanki. Çok geç büyürler ama 1 senede gözle görülür bir şeyler olsaydı keşke. Çınar mı eksedim
Facebooktaki farmville oyununda eğlenceli ve gerçekçi olduğu kesin. Yaz geldi daha doya doya terleyemedik. Bugün merkeze gittim. Sözde bilgisayar kursuna yazılacaktım ondan da caydım. Evde görsel konu anlatımları ile çalışıp direk sınava gireceğim. Geçsem yetiyor zaten.
Yalnızlık zor gerçektende. Arada Ali geliyor. Biz onlara gidiyoruz. Selim’le uğraşıyorum. Saklambaç oynuyorum. Beni bi oyun aracı olarak görüyor
Eskisi kadar film izlemiyorum dikkatimi çekti. Film ve müzik dinleme sitesi açtım. Onunla uğraşıyorum. O da gıdım gıdım ilerliyor. O kelimelerde rekabette çok ne yaparım bilemiyorum.
Yazı başından beri yudumladığım çayın ve yazdığım yazının sonuna geldik. Kendimden bahsetmiyorum ben yazılarımda çok ilginç. Ruh dünyam hiç yok :s … Neyse…
Evin arka bahçesine 5 metre kadar bir sıraya evdeki darılardan ektim. Süt mısır olacaklar büyüyünce. Bir heves işte
2 gün oldu ekeli. 2 gündürde suladım. Sulamayı unutmazsam büyütüp meyvesini verince o meyvesini afiyetle yiyeceğim. Siteyede eklerim.
Haziranın 13ü bugün. Arka balkondayım. Hafiften yağmur atıştırıyor. Ne dinlenir? Tabiki Teoman’dan gündüz düşleri. Tabi sıktı oda. Yarın Ruhun sarışın’ a çektiği video klip yayımlanacakmış. Bi kısmı reklam amaçlı yayımlandı. Bakalım nasılmış geri kalanı.
Sabah kahvaltıda netten Aşkı memnu yu izledim. Son bölümleri yaklaşıyor sanırım. Sonunu merak ettim.
Frontierville diye bir oyuna başladım. Can sıkıntısını gideriyor. Farmvilleyi biraz geliştirmişler ama oda monotonlaştı bile.
Ayın 15inde bi iş başvurusu daha yapacağım. Umarım sonuç elde ederim. Orman bakanlığının bi ilanını görmüştüm. Bu sene kpssye girmiyorum. Keşke girseymidim diye düşünüyorumda. Oda boşa stres olacaktı. Çalışamadım askerdeydim. Şu son günlerde yeterince çalışamazdım.
Dün akşam üstü dayımlara gittim. Orada Ali ile kermese gittik. Gezdik. Çok kalabalık. Sanki tüm ege kermese gelmiş. Gece geçe kalmadık. 10 gibi evdeydim. Sonra nete takıldım. Uyudum. Alışkanlık oldu geceleri 2 den önce uyumuyorum. Sabah annem zor kaldırıyor.
Tags: bergama, darı, iş ilanları, kermes, kpss, mısır
Posted in
Kendim by admin | Haziran 12th, 2010
Her sene Haziran ayında Bergama kermesi olur. Öyle küçük bi orhanizasyon değildir. 1 hafta sürer ve haftalar öncesinden hazırlıklar başlar. Bu sene Kıraç, Volkan konak, Gripin gibi ünlü isimler konser vermek için geliyor. Çeşitli tiyatro gösterileri Bergama’nın antik tiyatrosunda sergileniyor. Bu sene fazla gezemedim. Bu gece biraz gezeceğiz.
Kurulan uzun uzun sergilerde kendinize almak için uygun fiyatta çok şey bulabilirsiniz. Lunapark bölümü ise tıklım tıklım olur. Bu sene kamokazide gelmiş. İlk bindiğimde lisedeydim. O tadı tekrar tatmak lazım.

Cumhuriyet meydanında ise okulların hazırladıkları halk oyunları sergilenir. Halka açık yapılan tiyatro ve konserler burada gerçekleştirilir. Bergama’nın en cıvıl cıvıl olduğu dönemdir. Kermes 1 hafta sürer ve yoğun programı olur. Sezon sonu ürünler, okulların yıl sonu merasimleri hep bu dönemde izleyicisi ile buluşur.
Tags: bergama, bergama kermesi
Posted in
Kendim by admin | Haziran 4th, 2010
Posted in
Kendim by admin | Haziran 4th, 2010
Engeller üstüne engeller var şu hayatta. Hangi birini aşamadık ki? Çok güzel aşamadık biliyorum ama hepsi bitti sonunda. Sonu vardı herşeyin. Anadolu Lisesi kazandık, üniversitede oldu. Çokta güzel olmadı biliyorum. Kpssde başarılıymışım güya. Polislikten güzel bi ders çıkarttık. Şampüyonuz sanırken diskalifiye olduk…
Çok saçma yazıyorum değil mi? Çok karmaşık bir ruh hali içindeyim bu günlerde. Sıcak yaz gününde oturduğu yerde canı sıkılıyor insanın. Bergama kermesi mi başlamış. Poff banane!!!