Buruk Düşünceler Sayfası

Günler sıralanmış ardı ardına geçer, benim aklımda hapsolmuş müebbet almış eski meseleler… Hergün erkenden uyanıyorum. Uyuyamıyorum geç saate kadar ben. İçimde sancısı olsada bazı şeylerin iyileştirecek merhemi olarak düşünmemeyi seçiyorum. Ama ne yapsamda bazen beni benden alan hatıralarımdan kurtulamıyorum. Yaşamaamacım nedir? Bak okulda bitti, askerliğimizde yaptım diyorum bazen anneme. İşte buldum işte çalışıyorum hadi neredesin ey nasip. Ben mi geç kaldım sana yoksa daha çok erken misin bana? Kaderimde ne yazılmış bilmem ama boğuk düşüncelerim mürekkep oldu aktı bu şekilde bu yazıma…

Sebahattin.net 4 yaşında

2007-04-11 tarihinde almışım bu domaini. Aradan tam 4 sene geçmiş. Üniversite okuyordum o sıralarda. Benim için gerçekten büyük bir şeydi kendi adıma site sahibi olmak. Aslında kimseyede özenmemiştim. Aynen şimdi olduğu gibi arada sırada bir şeyler yazarım demiştim. Sunucunun çökmesi nedeniyle 2009 marttan önceki yazılar yok. 2 sene gibi bi kayıp var malesef. Bundan sonra yedeğimizi alalımki böyle bi durum başımıza gelmesin. Bazı yazılarıda içinde okul resimleri olduğu için askıya aldım. Sadece ben görebiliyorum. Ne diyelim hayırlısı. Umarım ileriki yıllarda çok daha güzel şeyler yazabilirim bu satırlara.

Şunu sağa şunu sola alıp maviyede boyadık mı…

Kişisel sitemi epey bi değiştirdim. Öncesinde msn konuşma

Sebahattin.Net eski hali

penceresine benzer bi görünümü vardı. Sağdaki resim gibiydi. Şimdi biraz facebook a benzesede eskisinden güzel olduğunu söyleyebilirim. Sağ tarafa userbarlar ekledim.

 

Kaba mı durdu? Neyse kalsın şimdilik. Avatar a efekt verip düzenlemesini yaptım daha hoş duruyor. Sayaçı alt kısma taşıdım.

Sosyal iletişim linkleri eklemeyi düşünüyorum ama kararsızım.

 

Webmaster olmak bi hobi. Güzel bi uğraş.

 

Günler gelip geçer…

9-5 ve sivil çalışmanın tadı bi başka. Oto hırsızlığında büroda bilgisayar başı iş yapacaksın deseler inanmazdım. Ben o kadar şanslı olamam derdim. Gecesi yok, bu çok güzel. Arada tutanaklar oluyor onları yazıyoruz. İşi öğrenmeye çalışıyorum. Çeşitli insanların ne anlattığını anlamak zor olsada anlaşılır bir dille kağıt üzerine döküp belgelemek işi bizim yaptığımız. Burada pek araç çalınmıyormuş ama araçların şase numarası değişimi gibi yolsuzluklar oluyormuş daha çok. Arada ekiple gezmeye çıkıyorum. Sohbet muhabbet güzel. Diğerleri yaş olarak benden büyük, abi diyorum tabi.

Ayın 15i yine yaklaşıyor. Bu ay ne alsam acaba 😀 Bi kaç eksiğik var evde onları tamamlarım sonra para biriktiririm. Hayatımda hiç bi bayanın olmamasının rahatlığı bi o kadarda özlemini yaşıyorum. Yokmudur baş ağrıtmayan cinsten. Ama çok zor. Bi espiri vardı. Tv reklamının diyarbakıra uyalanmışı. Karşıdan arkadaşlarıyla gelen bi kızı beğenirsin, onu yanında hayal edersin, tam yanından geçerken kürtçe konuştuklarını anlarsın kültür farkı aklına gelir hevesin kaçar 😀 Onun için buralarda o iş çok zor. Ya nasip Allah yazmıştır yazgımızı.

Şimdilik bu kadar yazdım. Arasıra yine yazarım. Artık evimde ve iş yerimde internetim de var. Daha sık buralardayım.

Elveda zalim dünya

Öyle biri olsun istiyorum ki sevmeye doyamayayim. Öyle icten duygular besliyeyim ki kopamayim. Ha oda benden kopamasin. Dramatik sonlu film istemem ey kaderim. Simdi otur agla cünkü ne yaparsan yap sahip olamayacaksin belkide. Haydi giderken sende söyle, elveda zalim dünya…

Bana Soru Sorun

Aşağıdaki uygulama sayesinde bana kimliğiniz gözükmeden yada gözükerek soru sorabilirsiniz. Formspring teki profilim den cevapları takip edebilirsiniz. Profil linkim.

Let the life begin =)

Yeni bir başlangıç… Uçakla diyarbakıra geldim. Önce polisevine yerleştim. Ertesi günü aydında beraber okuduğumuzz arkadaşlarla biz geldik dedik ve işlemlerimizi yaptırdık. 2 gün kadar onlarla uğraştık. İlk günden kimliğimi elime aldım 🙂 Şimdi maaş kartımda bende. Bu aralar kredi kartıda gelecekmiş. Evimi de ayarladım. Eşyaları tamamladık sayılır. Mutfak için masa ve televizyon kaldı alınacak. 2 kişi tuttuk evi. Daha fazla kişi olsun istemedim. Burada ev sıkıntısı var. Tuttuğumuz ev çok güzel. İçinde jakuzisi kliması ile var.  Yerler parke döşeme, camlar ahşap pimapen,  sitenin kapıcısı hatta nizamiyesi bile var.

Bi kaç hafta stajeriz. Sonra çalışacağımız yer belli olur.

Uçurtma Uçar Sözlüğümden

Keşfedilmemiş bir şarkıymış benim için bu değirmenler şarksı. Çok sevdim. Dinlemediğim zamanda bile aklımın bi köşesinde hep tekrar ediyor aynı cümleler. “uçurtma uçar sözlüğümden, geri gelmeyecek bir kuşşşş..” Teoman “uçurtmalar” şarkısındaki uçurtmadan yoksun diyebiliriz artık. Bende öyle…

Yarın tören var. Bitiyor okulda. Sonra meslek hayatı başlıyor. Birşey biter akabinde birşeyler başlar.

Atamalar yapıldı yolculuk varç

Çarşamba günü geldi. Kura için spor salonunda toplandık. 470 kişi kura çekecekti ve 250 tane istanbul vardı kurada. Korkum istanbul ve ankara çekmek. Sırayla kuralar çekilmeye başlandı ben 270. çektim. 11 -12 derken neredeyse iki kişiden birisi istanbul diyip yüzünü asıyordu. Sıra bana geldi. Benden Önceki ismi okunduğunda o da istanbul çekti. Benim ismim okundu. Bismillah çekip fanusa baktıp en üstteki kurayı aldım. Plastiğini çözdüm ve açtım. Kendimi istanbul demeye şartlandırmıştım ki DİYARBAKIR dedim 🙂 Hem şark görevi hemde 400 tl fazlası var. İlk başta içimde burukluk oluştu ama arkadaş çevremi şimdiden oluşturdum. Neredeyse evi bile ayarladık. İlk başta polis evinde kalacağız. 2 yada 3 kişi çıkarım eve çıkarsam. Fazlası zarar. Belkide yalnız. Zamanla herşey olur. Allahım şurası olsun demedim sen hayırlısı ile ver dedim. Aklımda hep nasibime razı olmak vardı istanbul çeksemde. Çok şükür diyarbakıra gidiyorum. Büyükşehir. İmkanlarıda var. Nasipte kaderde ne varsa onu yaşayacağız. 2 sinde çarşamba günü yeminden sonra bergamaya döneceğim. 15 gün meyil sürem var. Biraz tatil yaparım. Zaten uzun bi süre bergamaya dönemem gibi gözüküyor.
Yine yazıma son verirklen şu şarkıyı dinlemenizi isterim.

Zaman düşer ellerimden yere
Oradan tahta boşluğa
Saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya,
Resimler sarı güneşsizlikten, duygular değişir
Dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına
Ve sen ben, değirmenlere karşı bile bile birer yitik
Savaşçı,
Akarız dereler gibi denizlere, belki de en güzeli böyle…
Uçurma uçar sözlüğümden, geri gelmeyecek bir kuş
Yaşanmamış kırıntılar sadece bir düş.

Sınavlar Tamam, Çevik Tamam, Sırada Kura

Sınav sonuçları ve okul sıralaması açıklandı. 89.8 gibi ortalamayla okulda 270. oldum siz düşünün. Birincinin 96 ortalaması var. o önümdeki 6 puana nasıl 270 kişi sığdı anlamadım 😀 Fiziki yeterlilik biraz daha yüksek gelseydi gibi hesaplar yapar gibi oldum bi ara sonra dedimki ya nasip. Çarşamba günü çekiyoruz kurayı. Yüzde sivilcelenmeler tamam. Vücut hazır yani. Nereyi çekeceğim merak içindeyim.

Bu hafta çevik kuvvet eğitimi vardı. Bitti oda. Bugün gaz yedik. Askerde eğitim çavuşluğu yaparken gazın yükseleceğini anlatmamın faydasını gördüm ve çömelerek ağzımı yüzümü kapadım fazla etkilenmedim. Çoğu kişi gazın etkisi ile ağladı 😀 Bu hafta sonu çarşı verilmeyecekti ama çok iyimişiz o yüzden ödülümüzü de aldık. Bu günü saymazsak şafak 9.

Şimdilik yazımı burada sonlandırırken bi video daha ekliyim.