Ramazan Hayırlara vesile olsun

Çok şükür bir ramazan ayına daha ulaştık. Her geçen sene ramazanda tuttuğumuz oruç süresi uzuyor. Diyarbakır gibi sıcak bir yerde oruç tutmak gerçekten zor oluyor. Bu günlere ulaştıran rabbimize şükürler olsun. 2 günü geride bıraktık sayılır.

Otomobil Aldım

poloYazayım diyorum ama bir türlü vakit bulup aklımı toplayıp bir şeyler yazmıyorum. Haziran ayı güzel haberleri ile geldi. Bu ay bir araba sahibi olduk. Volkswagen Polo 2013 Model Dizel otomobil aldım. Henüz 14800 kilometrede yeni gibi otomobil. Otomobil in sigortasını ve kaskosunu yaptırdım. Yarın da 15 bin bakımına göndereceğim. Temmuz ayında da vergisi ödenecek. Bu yönden masraflı fakat yakıt cimrisi. Bir depo yakıt ile bin kilometreden fazla yol gidebiliyorum. Comfortline modeli olmasına rağmen otomobilde park sensörü olmaması beni üzmüştü ama ucuz bir rakama onu da taktırdım. Diyarbakır içinde arada geziyoruz. Şoförlük yönünden kendimi geliştirmem gerekiyor. Çünkü ilk kez trafiğe çıkıyorum. İlk olduğunda daha heyecanlı oluyor. Panik yapmazsam zaten sorun yok. Çok güzel sürebiliyorum.

Otomobili almadan önce çok fiyat araştırması yaptım. Aklımızda Ford Fiesta almak vardı. Güzeli ve temizi denk gelmedi. Kilometresi çok olan modelleri almak istemedik. Çünkü kendimize kullanmak için alıyoruz. Eski kasa modelleri de çok farklı bir otomobil gibiydi.

İkinci kez dayı oldum fakat görmek nasip olmadı. Her istediğimizde memlekete gidemiyoruz. Evdeyse kuşlarım ile ilgileniyorum. Onlara tahta tünek aldım. Yeşillik yemeyi çok seviyorlar. Birbirleri ile çok ilgililer ama yumurtadan haber yok. Yuvalığın içine girdikleri yok. Sanki korkuluk diye takmışım.

Bu ay şimdiye kadar 3 güzel haber aldım. Birde lojman başvurusu yaptım. O da çıksa keşke. Allah mutluluğumuzu bozmasın. Amin 🙂 Allah yardımcımız olsun. Ben bile araba aldım. Vakti gelince her şey sırasıyla oluyor. Geçen sene araba alacaksın deseler inanmazdım sanırım. Fakat maddi açıdan kendimizi zorlamamız gerekiyor. Bu ay gelecek maaş borçlara gidecek. Ramazan ayı da geliyor. Allah bereketini verir.

#soma maden kazası

Geçen sene babam somada iş kazası geçirmiş ayaklarında kırıklar oluşmuş ve devlet hastanesinde bir ay kadar yatmıştı. İş kazasını öğrenince bende Soma’ya geldim. Bir hafta kadar Soma’da kaldım. Bazen Bergama’ya gidip gelirken dolmuşlarda maden işçileri ile konuşmuşluğum oldu. Bin liradan biraz fazla bir maaşa günde üç vardiya çalıştıklarını zor bir meslek olduğunu o zaman öğrenmiştim. Soma’da  geçim genelde maden işçiliğine dayanıyor. Gelir düşük olduğu için oldukça ucuz bir ilçe. Diyarbakır’dakinden daha lezzetli pideyi Soma’da daha ucuza yemiştim.

Soma’da yaşamını yetiren maden işçileri için gerçekten hepimiz çok üzüldük. Umarım ki sorumlular cezalandırılır. Bundan sonra kaza olmaması için de formalite olmayan önlemler alınır. Yüzlerce aile babasız kaldı. Onların çocukları başlarında baba olmadan büyüyecek. Evde anneler ve çocukların babasız kalması gerçekten çok acı. Belki kendilerine maaş bağlanır çeşitli yardımlar ile çocuklar okur fakat başta baba olmadı mı olmaz. Soma üzerinden siyaset yapan olur olmaz ihtimaller üzerinden birbirini suçlayanlara çok kızıyorum. Soma’daki madencilerin ciğerleri yanmış. Ulusal yas ilan edilmiş hala oy peşinde siyaset peşinde koşanlar var. Benimde bir kaç tanıdığım var Soma’da iyi ki de onlara bir şey olmamış.

Mevsimler geldi mevsimler geçti

Uzun süredir yazamıyorum. Bilgisayarımı garantiye gönderdim. Ekranında bir tane ölü piksel vardı. Bluetooth u sorunluydu. Bir de mouse seçiyordu.Bilgisayarım bazı fareleri çalıştırıyor bazı fareleri çalıştırmıyor. Kendi imkanlarım ile ne denediysem sorunu çözemedim. Donanımsal bir sorun olduğunu tahmin ediyorum. Msi garantisi bakalım nasıl göndereli 10 gün kadar oluyor. Garantili ürüne para vermek mantıksız gelirdi. Eğer garanti de sorunlarım çözülürse bu kanım değişecek.

2 tane kuşumuz oldu. İlk kuşumuz eşimin iş yerinin camına kendisi konmuş. Bunlarda kafes almışlar. Kuşta her halde aç olacak kafesi görünce içinde yem de vardır diyip içine girmiş. Sonra kuşu hafta sonu için eve getirdi. Kuşu çok sevdik ve sahiplendik. Yalnız kalmaması için erkek kuşumuza birde gelin getirdik. Kuşlarımızın alışma süreci devam ediyor. Hala korkuyorlar ele gelmiyorlar. Çeşitli eğitim videoları izledim. Kuşlarımı evcilleştireceğim.

muhabbetkuslarim

Nisan ayı yağmurlu geçti. Kışın yağmayan yağmurlar yağdı. 23 Nisan kutlamalarına İzmir’den minik efeler geldi. Memleketimden birilerini Diyarbakır’da görmek beni mutlu etti. Bu ara hava iyice sıcakladı. Diyarbakır’da yazın çekilmez bir sıcak olur. Klimasız yaşanmaz bir şehir. Camları açmanız ya da gölgede durmanız yetmez. Havasının nemli olmaması yazın çok iyi. Düşündüğünüz kadar terlemezsiniz. Artık havalarda güzelleştiği için bazen uzun yürüyüşe çıkıyoruz. Nisan ayı tiyatro ayıydı. Bir çok ilden tiyatrolar geldi. Gidebildiklerimize gittik. Böylece çeşitli illerin tiyatrolarını da izlemiş olduk.  2 tane de sinema filmi izlemeye gittik. Nuh ve Recep İvedik. Ben ikisini de beğendim. Eleştirilecek yönler elbette var ama ikisinide izlerken sevdim ve sıkılmadım.

Diyarbakır’da kahvaltı kültürü

Diyarbakır’da harika bir kahvaltı kültürü var. Çeşit konusunda oldukça zengin serpme kahvaltıları ile meşhur.  Çeşitli peynirler, zeytinler ve reçellerin yanında yumurtalı kavurma olmazsa olmazdır. Dağkapı mevkiinde sınırsız çay ile önce gözünüz sonrada karnınız doyuyor. Serpme kahvaltıda mutlaka yoğurt ve meyve de bulunuyor. Yaz mevsiminde meyve genelde karpuz oluyor. Diyarbakır’da çoğu yer kaçak çay demliyor. İİk kez içiyorsanız açık içmenizi tavsiye ederim. Ben pek sevmiyorum kaçak çayı. Diyarbakır’a geldiyseniz mutlaka Hasanpaşa hanına gidin ve orada kahvaltınızı yapın. Tek kişi yesenizde 5 kişi yesenizde önünüze aynı miktarda kahvaltı geliyor. Kelle başı ödeme yapıyorsunuz. Kahvaltı bedava aslında çay bardağına para ödüyoruz 🙂

Burada Ocakbaşı dedikleri kebapçılarda sabah vakti kahvaltısını ciğer ile yapanları görebilirsiniz. Bizde yalnızca kurban bayramlarında sabah ciğer yenir. Ben Diyarbakır’a gelmeden önce ciğeri sevmez ve asla tercih etmezdim. Burada ciğeri harika yapıyorlar. Sevmiyorsanızda burada ciğer yiyin fikriniz değişecek. Ciğerleri kuşbaşının yarısı boyutunda kesip şişlere diziyorlar. Sonra üstüne çeşitli baharat karışımı sürüyorlar. Sonrasında da odun ateşinde mangalda ciğeri ğişiriyorlar. Ciğerlerin arasına koydukları kuyruk yağı harika bir lezzet veriyor.

Çorbacılar harika çorba yapıyorlar. Mercimek çorbası içine mutlaka et suyuda koyuyorlar. Urfa biberi midenizi ağrıtmıyor. Kellepaça doğuda daha değişik. Kelle paça çorbanızın içinde ne olsun olmasın siz karar veriyorsunuz. Dil koy abi, evet beyinde olsun diyebiliyorsunuz çorbanızı sipariş ederken. Ben bi kere içtim hasta oldum daha da içmiyorum buralarda kellepaça çorbası. Bergama’da Özlem Pide’de yediğim kellepaça çorbası çok daha iyi bence.

Seçim Yoğunluğu

Son zamanlarda her zamankinden fazla çalışıyoruz. Seçimden dolayı işimizin ağırlığı iyice arttı. Bazı günler evi otel gibi kullanıyorum diyebilirim. Bugün evdeydim ve iyice dinlendim. Hayırlısı ile haftaya bugün seçimlerde bitiyor bizde rahatlayacağız. Evde misafirlerim de var onlarla iyi ilgilenemediğim için üzülüyorum.

Bu hafta kayınbabam, kayınvalidem ve kayınçom bizdeydi. Gezdrebildiğim kadar gezdirebildim. Eksikliğimi eşim tamamladı. Güzel bir Diyarbakır izlenimi bıraktık üzerlerinde. Dün memnun şekilde uğurladık. Gurbet böyle bir şey. Gitsen özlüyorsun, gelseler onlar gidince üzülüyorsun. Çok zor bir durum. Bazen aileden uzak çalıştığın işi kazandığın parayı sorguluyorsun. Asgari ücretle memlette çalışmak daha mı iyiydi bu tartışılır. Halimize şükürler olsun. Bu arada biber tohumu alıpbiber ektik. Onların büyümesini gözlemleyeceğim.

Teoman Diyarbakır Konseri

Teoman Diyarbakır konseri harikaydı. Yaklaşık bir buçuk saat süren konserden büyük keyif aldım. Sevdiğim şarkıları canlı canlı Teoman’ın kendisinin sesi ve ekibinin müziği ile dinledim. Diyarbakır’da huzur ortamı olunca güzel şeylerin gerçekleştirebileceğinin kanıtıydı Teoman konseri. Bence Teoman Diyarbakır insalarını karşısında görünce şaşırmıştır. O da böylesi bir kalabalık beklemiyordur.teomandiyarbakirkonserKaç sene oldu sayamadım ama Teoman’ın şarkılarını sevmişimdir. Düne kadar konserine gitmek hiç nasip olmamıştı. Bir hafta öncesinden bilet almaya gittim. Zorla ikna ederek en önden protokol yanından iki bilet aldım. Normalden az pahalıydı ama en önden izlemek için değermiş gerçekten. Dicle Üniversitesinin kongre merkezindeydi konser. Tıklım tıklım doluydu ve bütün biletler satılmıştı. Bu bana Emre Aydın’ın konser faciasını hatırlattı. Çok az kişi gelmişti Emre Aydın konserine tam bir fiyaskoydu.

Konser saatinden yarım saat önce kongre merkezine geldik. Kalabalığı görünce şaşırdım. Konser üniversitenin içinde olduğundan kitlesi fazlaydı. Sonrasında en öndeki yerimize geçip oturduk. Konser yapılacak sahnedeki tasarım çok hoşuma gitti. Ortaya deri bir koltuk arkasına bir lamba kenarda da çalgı enstrümanları çok iyidi. Karıncalı şekilde açık bırakılmış televizyon çok iyi seçilmiş bir dekordu bence. Konser normal olarak kişilerin yerlerini tam olarak alabilmesi için yarım saat geç başladı. Hatırlıyorum da Emre Aydın konserinde iki saat beklemiştik. Teoman hemen çıktı ve şarkılarını söylemeye başladı. Bütün salon şarkılarına eşlik ettik.

Eski ve yeni şarkılarını herkes severek dinledi. Konser sonrası kişilerin konuşmalarında kimse bu kadar güzel olacağını beklemiyordu diyebilirim. Sahnede alkol aldı mı anlayamadık arada bardağından bir şeyler yudumladı ama sudur o su. Teoman evlendi artık ve bir kızı var yapmaz artık öyle şeyler. Konser elbisesini çok beğendik. Koyu renklerde kumaş pantolon ve ceket. Penye bir tshirt ve klasik ayakkabılar kendisine çok yakışmıştı. Saçlarını boyatmış olmalı çünkü magazin programlarında müziği bıraktığı zamanlarda saçlarının beyazladığını görmüştük.

Teoman performans açısından oldukça iyiydi. Seyirciye karşı soğuk değildi. Espiriler yaptı sempatikliğini gösterdi. Seyirci ile zaman zaman konuştu.

teomancicekDicle üniversitesi rektörünün Teoman a sunduğu çiçekleri teoman bizlerle paylaştı. Attığı çiçeklerden yakalayacağım diye yüzüm çizildi. Ama Teoman eli deymiş 🙂 çiçeklerden yakaladım ve eşime verdim. Konserin sonlarına doğru teoman a dokunma fırsatı da buldum. Bu beni çok mutlu etti. Gençler gibi konser izledim. Penaları yakalayamadım ama olsun. Konserde 4 tane video çektim ve 40 yakında fotoğraf çektim. Bunları da ekleyeceğim seçtiklerimi ama.

Konser arasında bazı gruplar alakasız solganlar attı. Teoman hemen yeni bir şarkıya girerek ortamın kötüleşmesini engelledi. Bazıları sahneye çıkmak istedi. Mal adam 7 bine yakın kişi yerinde oturmuş izliyor sen ne yapacaksın sahneye çıkıp. Dengesizler var böyle.

Son zamanlarda çıkardığı albümden Haziran şarkısını ve Ahmet Kaya’nın Acılara Tutunmak şarkısını söylemedi. Söylediği bazışarkıların sözlerini karıştırdı ama bunun o da farkındaydı gülümsedi. Konser saonunda sahne önünde birikmeler olunca kendisi de ilgiye şaşırdı. Diyarbakır’dan açıkçası kimse böylesine Teoman hayranlığı beklemiyordu

Çektiğim fotoğraflardan bazılarını da ekledim. Bu yazı da burada biter. Son olarak Teoman konseri varsa mutlaka gidin. Konser biletleri pahalı ama gerçekten verdiğiniz paraya deyiyo. Kendinizi mutlu ve deşarj olmuş hiisedeceğinizden emin olabilirsiniz. Teoman ve ekibi harika bir iş çıkartıyorlar. Konser harika idi. Sürekli Pena diye bağıran kız penasını alabildi mi bilmiyorum ama hayatında unutamayacağı bir konser olduğundan eminim. Yıllardır istemiştim bu konsere gitmeyi ama bizden uzakta ve genelde barlarda çalıp söylediği için gidememiştim. Şimdi bir amacıma daha ulaştım.

Teoman Konserine Gidiyorum

3 Mart Pazartesi günü Teoman Diyarbakır’a geliyor. Gittim zorla da olsa en önden hemde ortalardan bilet bulup aldım. Yıllardır takip ettiğim sanatçıyı sonunda eşimle beraber en önden ilk kez canlı kanlı dinleyeceğiz.

2014 Top Eleven ve Menajerlik Oyunları Hakkında

Menajerlik Oyunları Özellikleri

Menajerlik oyunlarını küçüklüğümden beri sevmiştim. 2000 li yılların başlarında menajerlik oyunları ile bilgisayar başında vakit öldürdüğüm çok oluyordu. O zamanlar Rivaldo, Figo, Batistuta gibi yıldızlar vardı. Aslında mantık aynı. Potansiyeli olan genç oyunları bir şekilde bulmak ve bunların hızlı gelişimi sayesinde çok pahalı fiyatlara satmak. Kazanılan paralar ile alt yapıya önem vermek. Genç tesislerini yükseltmek gerekiyor. Antreman sahalarının gelişimi oyuncunuzun gelişimini de hızlandırıyor. Ben çoğu zaman hile yapardım. Önemli maçlardan önce oyunu kaydederdim. Eğer oyunu kaybedersem kaydetiğim yerden devam ederdim. Bu şekilde Şampiyonlar Ligi kupasını kazandığım çok olmuştur. Bazen 2. ligin zayıf ekipleri ile ülke kupasını da kaldırmayı başarmıştım. Sonrasında oyun editörleri çıktı. Oyunun kayıt dosyaları ile oynayarak en kötü oyuncubuzu bile en iyi dünya yıldızı seviyesine getirebiliyordunuz. Düşünün şimdiki Messi ya da Ronaldo ayarında 17 yaşında futbolcularınızın olduğunu. Oyunlarda oyuncunun değeri tanınmışlığı ile de doğru orantılı. Dünya çapında kupalar kazanınca oyuncunun bilinirliği de arttığından piyasası da yükseliyor. Gerçek zamandaki Ronaldinho yu düşünün. Adam 33 yaşında. Fizik olarak oldukça gerilemiş. Belki o yaştaki Sergen bile ondan daha iyiydi. Ronaldinho isim olduğundan dolayı özellikleri kötü olsa bile piyasa değeri daha fazla oluyor. Transfer etmek isteyen klüp sayısı da fazla olunca oyuncunun maaşı da artıyor. Yaşlı ama tanınmış futbolcuların fiziksel özellikleri kötü olsa da oyundaki genç oyunculara ilham verip gelişimlerini hızlandırıyor. Bu gerçekte de böyldir. Messi Barselona da yetişmese bu kadar kaliteli olmazdı. Ronaldo için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Her şeyden menajerlik oyunları günümüzde epey geliştiğinden hesaba katılacak şeyler de arttı.

Top Eleven 2014 Taktiklerim

Bilgisayar ortamında menajerlik oyunlarını oynamama kararı aldım. Benim için bitti. Bağlayıcı oyunlara ayıracak vaktim yok çünkü. Son olarak Top Eleven oyununda hem Şampiyonlar ligi şampiyonu hem de lig şampiyonu olup oynamayı bıraktım. Top Eleven oyunu için bazı ip uçları vereceğim. Öncelikle token kullanmadan oyunda başarılı olmak imkansız gibi. Yalnız oynamıyorsunuz. Ligde sizin gibi gerçek zamanlı oynayan gerçek kişiler var. Hepsi takımı için uğraşıyorlar. Oyuncularını dinlendirip moral veriyorlar. Antreman yaptırıyorlar. Gerekli yerlere kaliteli transferler de oyunun olmazsa olmazı. Transfer konusunda rekabet hat safhada. Kişiler gerçek para ile token alıp transferde bir adım öne geçmek istiyorlar. Oyun içi para harcamadım hiç. Bence hereksiz. Oyunda başarılı olamıyorsanız neden para harcayacaksınız ki. Alternatif reklam yöntemleri ile token kazanabilirsiniz. MyTapjoy ismini daha önceden duymamış iseniz telefonunuzun marketinden bu ismi arayarak hemen uygulamayı kurun. Kurduktan sonra uygulamayı açıp oyununuzu seçin. Seçtikten sonra size teklifler gelecekç Şu oyunu yüklerseniz 3 token kazanırsınız gibi ücretli seçenekler olduğu gibi şu link üzerinden şunu alırsanız şu kadar token hediye edeceğiz gibi seçenekler de bulunmakta. Ben bu şekilde günde ortalama 5-10 token arası kazandığım oldu. Kazandığım tokenlar ile üst sınırda transferler yapmaya çalıştım. 10 Token olmadan transfer piyasasına adımınızı atmayın. Boşuna token kaybedersiniz. Antreman her şey değildir. Unutmayın ki 3 saatte yüzde 5 dinlenme puanı kazanıyorsunuz. Oyuncularınızın kondisyonu yüzde 60 ın altında ise antreman yaptırmayın. Oyunda seçili oyuncularınıza antreman yaptırabileceğinizi unutmayın. Güçsüz takımlara karşı oynatmak için ucuz oyuncular transfer edebilirsiniz. Fakat oyuncular güçsüz rağbet görmez sanmayın. Diğer alt liglerdeki oyuncular sizin güçsüz dediğiniz kendilerine göre güçlü olan oyunculara teklif veriyorlar. Oyunda maç yaparken mutlaka en az 1 kez oyuncu değişikliğine gidin. Eğer 2 fark açmışsanız en iyi oyuncularınızı yedeğe çekip en kötü oyuncuları sahaya sürün. İyi oyuncularınızı önemli maçlar için saklamalısınız.

Top Eleven Başarılarım

Şimdi size başarılamın resmini paylaşayım. Altta Top Eleven Lig Şampiyonluğun ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğumun resimleri var. Oyuna hiç para harcamadan da başarı elde edebildiğimizin ispatıdır. Elinizdeki kıt kaynakları doğru bir şekilde kullanırsanız sizde başarıya ulaşabilirsiniz. Ben artık oyunu oynamayacağım. Çünkü oyun kendini her ay tekrarlıyor ve ilgi gerektiriyor. Birde karşınıza sizin gibi dişli rakipler çıkarsa oyunda daha da zorlanıyorsunuz. Oyunda her maçınızı izlemek istiyorsunuz çünkü yüzde 8 topa sahip olma puanı veriyor.

Top Eleven Lig Şampiyonluğu

Top Eleven Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu

Uzun lafın kısası Top Eleven ve diğer menajerlik oyunları benim için artık bitti. Zamanı değerlendirmek lazım öldürmek değil. Oyun firmalarının bu tarz oyunları para kazanmak için yaptıklarını unutmamak lazım. Onlar para kazanırken biz kaybetmeyelim. Kaybettiğimiz sadece para da değil. Zamanımız gidiyor.

Sosyal Olmak

Ocak ayı bizim için dolu dolu geçti. Kaç gece – gece yarılarına kadar dışarılarda vakit geçirdik. Arkadaşlara ev gezmelerine gittik. Tiyatroda Rumuz Goncagül‘ü izledik. Bugüne kadar izlediğimiz en güzel tiyatroydu diyebiliriz. Geçen ay izlediğimiz Taziye kadar güzeldi. Müzikal tarzındaydı. Canlı seslendirilen şarkılar ve danslar eşliğinde konu ve oyuncular harikaydı. Oyundaki karakterlere bayıldık. Sözlü replikler kadar hareketli replikler yanımızda geldi. Erol Evgin’e benzeyen damat adayının parfüm sıkışına hala güleriz. Konu olarak kendine uygun eşi gazete sütunlarında mektuplaşarak arayan bir genç kızın talibi olan damat adayları ile başından geçen komik olaylar anlatılıyor.

Emre Aydın konserine gittik. Tam bir facia olmalı Emre Aydın için. Kocaman spor salonunda 500 kişi anca vardı. Bu yüzden olsa gerek konser tam 3 ssat geç başladı. Diyarbakır’da Emre Aydın seven pek yok sanırım. Bilet fiyatlarının pahalı olması ve hemen sonraki günde Şebnem Ferah konseri olması konseri kötü etkiledi diyebiliriz. Az ama öz kişiler ile daha iyi oldu. Fakat performans olarak iyidi diyebilirim. Emre Aydın kilo almış. Diyarbakır’a ikinci gelişiymiş. Söylediği şarkıları bir süre en önden izledik sıkılınca tribünlere oturduk. Konseri sonuna kadar izledik. Bu arada 3 Martta TEOMAN geliyor. Mutlaka gitmeliyim. En önden izlemeliyim. 2 tane kitap okudum. Biri Allah de Ötesini Bırak. Diğeri Elif Şafak’ın kitabı Şemspare. 3. süne başladım. Sadece Sevmek Yetmez, Mustafa Topkara’nın kitabı. Çok sürükleyici. Bir oturuşta 2 saat kitap okumuşum. Sayısız film izledim. Geniş film arşivim var. Diyarbakır içinde dolaştıklarımızı saymıyorum. Bugün 2 tane yer altı çarşısı keşfettik. Avmler sonrasında eski yer altı çarşıları ölü şehirler gibi olmuş. Bakırcıları gezdik. Tanrıkulu Bakırcılık Diyarbakır’dan bir şeyler almak için gezilecek en güzel yerlerden. El işi bir çok bakır ürünü var. Fakat fiyatları da pahalı. Eşim Sakarya’ya gidecek bide onu da katarsak baya aktif bir sosyal yaşantımız oldu bu ay.

kolajsebahattin