Benim hikayem değil bu. Fakat benim düşüncelerim. Yeni evlenmişlerdi. Bayan bir süre sonra eşinin kendisini gençlikten ve geçmişten gelen alışkanlık ile kendisini başka kızlarla aldattığını, mesajlaştığını, görüştüğünü öğrendi. Facebook denen meret… Çok araştırdı. Eşinin ona olan sevgisinden de emindi. Eşine öğrendiğini anlattı. Eşi başta inkar etse de gerçekten pişman olduğunu söyledi. Daha yapmayacağım dedi ve çok ağladı. Gerçekten duyulmuş bir pişmanlık vardı. Fakat yeni evli bayan çok kararsızdı. Ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Çünkü arada evlilik vardı. Tekmeyi basamazdı tek kerede. Beni aldattın defol hayatımdan artık görmek istemiyorum dese de içi içine bir yanı seviyordu hala.
Benden fikrimi sordu. Bende bir çocuğun olduğunu düşün dedim. O çocuk senin kanın. Senden başkasına anne diyemez. Senin öz çocuğun bir gün senden habersiz bir suç işledi. Farz et ki uyuşturucu kullandı. Onu da hayatından atacak mısın dedim. Eğer kanım diyorsan, eşim diyorsan kocam diyorsan ve o da hatasını kabul ettiyse o çocuğa yapman gerektiği gibi onu tedavi etmeye çalışacaksın. Düşün, ayrıldın ve bir kaç zaman sonra birisiyle tanıştın. O kişinin daha iyi olacağını kim bilebilir. Ve aklından asla silemeyeceğin geçmişin kalacak. Hep acabalarla yaşar insan kaderini bilemez asla asıl olacakları bilemez dedim. İnsanoğlu hata yapar. Düşünün; siz hiç hata yapmadınız mı?
Umuyorum ki ayrılmayacaklar.



