Üniversite yılları

Öss sonuçları açıklanmış istediğim yer olmasada ilk on tercihimden birine girmişim. Akü yü kazanmışım ama Uşak Kamu yönetimi okuyacağım. Hayatımın en rahat yazlarından birini geçeridim. Hiç bi sorumluluğum yoktu o kazandığımın senesinin yazı.  Sonra Uşağa gittiğim gün, o büyük otelinin yanında inip Uşağın en işlek mecburiyer caddesinde dolaşmam. Burası büyük bi şehir. Nerde… Uşak sadece o caddeden ibaretti. Ayriyetten sosyal alan olarak yeni yapılmış huzur parkı vardı.

Üniversite 1, yeni bi çevreye ve yaşam tarzına alışmak çok güç oldu. Hiç kimseyi tanımıyorsun. Tanımadığın insanlara uyum sağlamaya çalışmakla geçti ilk dönem. Yeni arkadaşlıklar edindim ve üniversitedeki sınavların össden zor olduğunu gördüm. Benim için zaten hiç bir senesi özgürlük olmadı üniversitenin. 2.döneminde ise alıştım ve toparladım. Artık daha iyidi. Ama sisteme alışmak çok güçtü. Her hocamız ayrı bi kişilkti ve hepsinin sistemi farklıydı. Ben neden 1. sınıftan çok şey hatırlamıyorum.

Üniversite 2, futbol yaşantıma son verdiğim zaman 😀 . O çektiğim diz ağrısından sonra bir daha halı sahaya gitmedim. Baya mücedeleli bir dönemdi benim için. Artık Sebahattin uşaklıydı. Bergama gidince uşak için bizim oralar der olmuştum. İçinde bulunduğum kurumdan sıyrılıp sınıf arkadaşlarımla kalmaya başladım ki en güzelini de yaptım. Notları başarı olarak sayarsak özellikle 2. döneminde tavan yapmıştık. Binlerce sayfadan sorumlu olduğumuz sınavları bile geçtik.  Ama şimdi pişman olduğum bişilere çok bağlıydım benim vakitlerim onunla geçiyordu. Uzaktık ama benimleydi. Ama artık yok keşke hiç olmasaymışta üzülmeseymişim.

3. sınıf, sanırım yaşamın en zor koşullarıyla test edildiğim sene bu seneydi. Artık tecrübe bizdeydi biz abi olmuştuk. Kendi doğrularımızı kurmuştuk. İnternete olan dşkünlüğüm birazda yalnızlığım sebebiyle epey bi artmıştı. Çok boşverilmişliğe başlanmam ve i kopuşunn ilk tohumları. Lanet olsun internet şimdi seni hiç sevmiyorum. Sen sadece benim vaktimi öldürmem için bi araçsın. Ama bu dünyada bu şekilde intiharı seviyorum.

Üniversite son sınıf. Nerede o eski Sebahattin? Değişiyor değil mi bu hayat bende değişmeye başlamıştım herşeyimle. Artık veda zamanıydı. HEMDE HERŞEYE VEDA ZAMANI. UŞAĞA VEDA, SEVDİKLERİNE VE SEVGİLİNE CANINA VEDA. 4. sınıf benim için hiç uyanmasaydım dediğiniz bir sabah gibi oldu. Ders konusunda hiç bi takıntım olmadı. Altın çağımdı. Derslerde Performansım, olayı çözmüşlüğüm üstümdeydi. Ama işte. 2. dönem çok aceleciydim. Herşeyde olduğu gibi.

Şimdi herşey bitti. Yeni bir sayfa önümde. Elimde tecrübe kalemi. Aynı hataları tekrar şansın olursa yapma Sebahattin yazıyorum….

84 total views, no views today

Ben zor evlenirim

   Ne zamandır bu yazıyı yazmak için kıvama geleyim diye bekledim. Malum çevremde yakıştırmalar başladı. Yaşım daha çok genç. 22me yeni bastım. Ama kiminle evleneceksin sorusu aklımın bi kenarında soru işareti. Bazen canım sıkılıyor annem bulur birini onunla evlenirim bende diyorum. Ama şimdi sağlıklı ve geniş düşününde herkes karşıdakini bi tanımak etmek ister.  Huylar çok önemlidir. O huylar asla tam olarak terkedilemez. Karşıdakinin huylarını bilmek gerekir. Benim için güzellikten önce bu davranış tarzları geliyor. Şimdi şu davranışsal özellikleri maddeleyim örneklendireyim. Böylece kendi aklımı da toparlamış olurum.

  • Asla bir şeyi istediğini belirtmek için aksi yollara baş vurarak – argoda buna laf sokarak diyoruz – isteğini belirtme yoluna girmeyecek.  Bugün dolmuşta dikiliye giderken arkamdaki çiftin konuşması çok hoşuma gitti. Böyle olmalı dedim. Bayan eşine yüzüğünü denizde çıkartmayacaksın. Çıkartmanı istemiyorum dedi. Geçende de bi arkadaşım sevgilisiyle kavga etmişler aynı bu meseleden. Ama söyleniş biçimi farklı.  “-Şimdi sana denizde kızlar bakmıştır sende onlara bakmışsındır. ” gibisinden.  Al işte gel benimle kavga et. Bu tarz kesinlikle olsun istemem. Kavgacı tip olmasın. Ruhun çirkinliğini gösterir bu.
  • Kendi yaptığı şeyleri karşısındakine yapma demiyecek. Çok açık yazdım sanırım bunu. Eğer bir davranışın kendisine yapılmamasını istemiyorsa ilk önce kendin yapmayacaksın ki aynı tepkiyi alasın. Bunun en tipik örneği öğretmen elinde sigarasıyla çocuklar sigara içmeyin der. Bunun gibi anlatmak istediğim ilişkilerde de buna benzer şeyler yaşanıyor. Ben içime atarımda. Durumlar kötüye  gider.
  • İhtimallerle konuşma meselesi. İşte benim en nefret ettiğim, içinde yalan, dolan, iftira, senin yapmadığın ama sana yapabileceğini yakıştırılan şey. Karşı taraf belki senin bazı şeyleri yapmayacağını bilir ama “-sen şöyle düşünüyorsun” , “-senin şu davranışı sergilemenin sebebi budur”  gibi %99 hiç doğru düşünceler olmayan  saplantılar. Bu güne kadar benim hakkımda kötü yönde bu tarz ihtimallerle konuşmaların hiç biri doğru değildi. Kendime hep küfür olarak saydım!
  • Yaratıcı olmalı, yaptığı şeylerde asla karşılık beklememeli. Bu nasıl oluyor. Çoğu şeyi tek taraflı  yapmalı. Çünkü iki kişinin de karşıdakine bakış açısı farklıdır. Sen ona bi jest yaparsın, o sana aynı jesti yapmaz ama başka bi zamanda başka bi jest yapar. Bir şey yapıpta karşılık bekliyorsan zaten sen yaptığını sevdiğin için yapmamışsındır. İki kere iki dörttür.

Aklıma gelen öncelikli davranış bozuklukları örneği bunlardı. Yukarıdaki davranış bozukluklarından kusacak haldeyim. Aman böle biri benden uzak olsun.

Şimdi gelelim alışkanlıklara. İşte bunlar çok zor.Ben sigara içmem, alkol zaten yok. Şimdi evleneceğim bayanın bu alışkanlıkları olması ters kaçar. He bırakır diye düşünsem. Çok zor ya. Örneğin ablam sigarayı bıraktı ama. Ne biliyim. İçmemli. Hem sağlığına zararlı kendisinin. Hem maddi kayıp. Ne biliyim. Ağız kokusu, kirlilik gibi sayamayacağım bi çok aksi yönü var bu tür alışkanlıkların.

Bugüne kadar hepçalışan bi bayan düşündüm. Ama nasip meselesi hiç te belli olmaz. Zaten benden güzel yemek yapamayacağı kesin 😉 Üniversitede 3 yıl evde kaldım yemek çamaşır temizlik herşeyi öğrendik 🙂

Ya bu kadar yazıyorumda. Nasipten ötesi olmuyor. En iyisi daha fazla yazmamak bile. Nasıl olsa olmayacak.

104 total views, 1 views today