Posted on the Kasım 9th, 2011 under Kendim by admin
Bayram güzeldi ilk kez kurban kestim tabi kesim ve yüzme isini babam halletti. Akraba ziyareti ve bayramlaşmalar oldu. Dayımın kızı Zeynep e gitarımı verdim. Çok sevindi. Belki öğrenir ılerde konser bile verir bana. Ablamın oğlu Selim ise çok tatlı olmuş fotoğrafta ekleyeceğim bunu da cepten yazıyorum. Şimdilik bu kadar.
Posted on the Kasım 5th, 2011 under Kendim by admin
Kurban bayramı için izin aldım ve evimdeyim. Geldiğim ilk gün daha eskilerden birini gördüm ve çok şaşırdım. Nasıl her defasında oluyor anlam veremiyorum. Bu konuda aslında hiç konuşmak ve aklımda olanları yazmakta istemiyorum. Eve geldim. Tadilat mı desem evde baya değişiklikler yapmış bizimkiler. Beğendim. Evdekileri çok özlemişim. Akşamına ablam geldi. Selim bana sarıldı bırakmadı. Özlemiş. Tabi sonra bilgisayarımdaki oyunlar daha çekici geldi ona Sonraki günde ablam eniştem ben Kemeraltına gittik. Alışveriş yaptık. 4 tane kazak aldım kendime kış için. Sonra Karşıyaka’ya gittik. Her tarafta Türk bayrağı vardı. Kendi memleketim başka. Eminim Diyarbakır’da resmi kurumlar hariç çok az yer Türk bayrağı asmıştır. İzmir çok kalabalıktı iğne atsan yere düşmez. Alışveriş mekanları tıklım tıklım. Fiyatlarda uygun. Denizi insanları mekanları bir çok yeri fotoğraf çektim. İleride bakarım Babam çok erken kalkıyor. Yürüyüşe çıkıyor sabahları. Bende dün sabah eşlik edeyim dedim. Hızına yetişemiyorum maşallah. 4-5 kilometre yürümüşüktür ben eve döndüm o devam etti. Evde hazır yemek bulmakta güzel oluyor. Annem sevdiğim yemeklerden yapıyor. Yemekten konu açılmışken Diyarbakır’da bulamadığım midye, kokoreç, höşmerim, kelle paça çorbası hepsinden yedim. Pekte tiryakisi değilmişim bunların. Dün pazardan kendime kaban babama ve annemede giysi aldım. Çok sevindi babam özellikle. Dün annanemede gittik. Ellerinden öptüm 77 yaşında maşallahı var ananemin. Dayımla yengemle sohbet ettik. Sonrasında sağlık ocağına ananemin ilacını yazdırmaya gittik Zeynep ile. Dönüşte okulda Selim’i gördüm. Tenefüsteydiler. Konuştum. Harçlık vereyim diyorum almıyor. Öğretmeni yasak demiş. Fotoğraf çektirdim onunlada. Ali’nin bilgisayarına film ve oyun arşivimi yükledim. Uzun bir süre indirmesi gerekmez. Evde tek başıma kaldığım zamanlarda ise film izliyorum. Kağıt, Kimliksiz, Sahte Gelin izlediğim üç film. Bu arada geçen tanıtımını yazdığım Geleceğe dönüş oyununun 5 bölümünüde bitirdim. Aslında pek oyunda sayılmaz. Film tadında animasyon etkileşimli interaktif oyun desek daha güzel. Seslendirmeleri gerçekte filmde oynayanlar yapmış. İngilizcemi de geliştiriyorum. Arada kelime ezberlemeye devam. Belki ingilizce sınavlarına girerim ileride. Kitap getirmiştim onu okuyup bitirmeyi planlıyorum bugün. Kitap okuma konusunda bugünlerde isteksizim. İnternette makaleler okumak daha çekici geliyor. Kurban bayramı da yaklaşıyor. Arife günü Allah nasip ederse bende kurban alacağım.
Posted on the Ekim 24th, 2011 under Kendim by admin
Pazar günü evde oturuyordum. Saat 2 ye 20 vardı. Başım dönüyor sandım ilk başta. Sonra sallanan lambayı görünce deprem olduğunu anladım. Fazla şiddetli değildir sanmıştım ama malesef 7.2 şiddetinde bir depremmiş. Vandaki insanlar için çok üzüldüm.
Evde kışın ısınmak için ufo aldım. Yakından şeyy uzaktan kumandalı. Ayaklı 300 watt 240 tl ye aldım. Evin salonunda kaldığım için beni anca ısıtır. Enfeksiyon sebebiyle kullandığım ilaçlar şaşırtıcı derecede işe yarıyor Hasta olmamak için tüm önlemleri aldım
Posted on the Ekim 18th, 2011 under Kendim by admin
Bağırsak enfeksiyonu olduğum için evde izinliydim bugün. Üst seviyesi 5 olması gereken bi değer 21 çıktı. Damacana su aldım. Eve temizlikçi çağırdım. Her yeri temizlettim. Yemeğimi de yaptırıp gönderdim. İlaçlarımı da kullanıyorum. Kendime geldim sayılır yarın iş başı yapacağım Allah’ın izniyle.
Posted on the Ekim 16th, 2011 under Kendim by admin
Geçtiğimiz hafta fena sayılmazdı. Cumartesi günü patron aradı. Akşam üstü şehit cenazesine gittik. Ağlayan annesini görünce içim acıdı daha bi çok. Bitsin bu terör. Patronla çiğ köfte yedik. Ha bide bize kadayıf ısmarladı. Diyarbakır’ın sarma kadayıfı meşhurdur. Cumartesi günü çok hastaydım. Sabah 10 buçuktan öğlenden sonra 3 e kadar uyumuşum. Patron çağırınca da hap, enerji içeceği ile bi süre kendime geldim. Akşam yatarken tir tir titriyodum. Bi arkadaşım duş almamı önerdi. Zorla beni ikna etti geceyi rahat atlattım. Şimdi daha iyiyim. Akşam düğüne gittim. Bi devrem evlendi. 3 başka devremde oradaydı. Hatta biri de evlenmiş ona çok şaşırdık. Yıldırım nikahı mı yaptı ne yaptıysa Ben yine bekar bende iş yok. Soğumuşum o işlerden… Neyse yarın iş var erken yatmalı.
Posted on the Ekim 13th, 2011 under Kendim by admin
Sen hiç tırnak çektirdin mi ? Kim isterki tırnak çektirmeyi… Ama bazen mecbur oluruz. Canımız kanımız dediğimiz insanları onlar bize acı cektirdiği zarar verdigi için hayatımızdan çıkartırız. Ama gidenin yerine yenisi gelir aynı tırnaklarınız gibi…
Posted on the Ekim 11th, 2011 under Kendim by admin
Bu ara Bülent Ortaçgil’in in Mavi kuş şarkısına taktım. Teoman’ın söylediği kısımlar yine harika. Sanki güzel yerleri hep Teoman mı söylüyor ne
Saksağanın şakası sandılar Muhabbet kuşları ve papağanlar Belki de arkadaşındırlar Kargalar gibi karaladılar Kırlangıçlar ve serçeler Bize biraz yalan söylediler Çok saftık
Posted on the Ekim 2nd, 2011 under Kendim by admin
Selamlar.
Bugün günlerden pazardı. Sabah kalktım. Duş, temizlik gibi işleri halledip kahvaltı için çorba yapıp içtim. Sonrasında bilgisayar başına oturup ablamın bana alıştırdığı GARDENS OF TİME diye bir oyun oynadım. Sonrasında öğlen yaklaşırken NİNOVA ya gittim. Yeni açılan alışveriş merkezi. Çok uzun zaman olmuştu kumpir yemeyeli öğlen yemeğini de öyle geçiştirdim. Sonrada Altın Yıldız a girdim. Bi ceket sordum çok beğenmiştim. 800 tl diyince yıkıldım alamam diye. Markası altın yıldız yoksa kendisi de mi altın dedim satış görevlisine ve içimi rahatlatan cevabı aldım. Bu ürün bu günlüğüne %70 indirimde dedi. 300 tl de bana pahalı geldi. Ama 500 tl indirim gözümü iyice boyadı. Ömürlük bu ceket gibi süslü laflara kanıp cekete 300 tl yi bayıldım. Hemen hızlı adımlarla alışveriş merkezini terkedip olayın şokunu üzerimden atmaya çalıştım. O parayı bir cekete verdikten sonra planladığım teras keyfinden de vazgeçtim. Yolda giderken bir ayakkabıcıya girdim. Etiket fiyatı 100 tl olan siyah yarı spor yarı klasik bir ayakkabı için son fiyatı sordum. Biraz muhabbetten sonra abime son 75 tl ye yapalım dedi. Neyse uzatmadan o ayakkabıyı 55 tl ye almayı başardım ki ben Kayserili değilim Sadece bu fiyata vermezsen almam, Para hazır diyorum bunu hisseden satıcı hiç kazanamamaktansa az kazanmak iyidir diyip malı veriyor. Acımıyorum hiç buradaki esnafa Az ileridede deri sandığım bi kemeri 5 tl ye aldım. Pazarlık taktiğim işe yarıyor. Demekki yinede kazanıyorlar, kazanmasalar razı olmazlar.
Eve geldim, yattım dinlendim. Sonrasında şoförüm aradı huzurevlerindeyim istersen gezelim dedi. Biraz nazlandım ama ikna oldum. Gelip beni aldı ve bir arkadaşına gittik. Sağlık kabini işleten bir esnaf. Orada birer çay içip tanıştıktan sonra Dağkapı, balıkçılar başı tarafına geçip Hasanpaşa hanına geçtik. Şoför abinin oğlan da gelmişti. Onunlada biraz sohbet edip nasihat ettim. Şunu şöyle yap akıllı ol diye. Yoksa bana sataşanı döverim cezam neysede çekerim mantığındaydı. Neyse çocuktur dedim ama nasihatimi mantıklı buldu. Kendimi ona da sevdirdim. Sonrasında eve geldim ve 300 tl yi verdiğim cekete bir daha sonra bir kez daha baktım. Özelliği varmış. Kendini temizliyormuş. Ciddiyim. Üzerinde yazıyordu. Bitki yapraklarının kendini temizlemesi gibi bu cekette kir tutmaz kendini temizler yazıyordu. Gerçekten böyleyse boşa para vermemişim dedim.
Akşam yemeğini de yiyip tekrar pc başına oturup GARDENS OF TİME oynadım. Şimdide çayımı içip blogumu yazıyorum. Yarın iş var. 2011 model Renault FLUENCE marka aracımız olacak. Nazar değmesin.