Hoşgeldin kızım

Hayatımın dönüm noktalarından biri de 24 Ocak 2015 tarihi oldu. Hayatımıza hoş geldin biricik kızım, minik aşkım, Elif Sare’m. Nasıl bir mutluluk olduğu tarif edilemez. Dilerim ki Allah herkese anne baba olma mutluluğunu yaşatsın.

Kuşum Yumurtladı

kuslariminyumurtasi 2 çift ten toplamda 4 tane muhabbet kuşum var. Günlük bakımlarını yapıyorum. Çok sağlıklılar. Maşallahları var. Kaç gündür yumurta yapmasını bekliyordum. Bugün mutlu haber aldım. Çok sevindim. Şimdi dişi kuluçkada. Bakalım kaç yumurta yapacak ve kaçı doğup yaşayacak. Diğer çiftimde yumurta çalışmalarına devam ediyor.

Çok heves esiyorum kendi üretimim yavruları büyütmeyi. Hafta bir kez onlara mama yapıyorum. Cici bebe, lahana, yumurta ve kabuğu, elmayı rendeliyorum. Kuşlar kapış kapış yiyor. Bakalım benim kız mı önce doğacak yoksa kuş mu önce doğacak göreceğiz. Muhabbet kuşlarını seviyorum. Yeni yavrular olursa onları ele alıştırmaya çalışacağım. Belki de konuşturabilirim de. Küçükken konuşturmayı başardığım kuşum vardı. Yeşil bi kuştu. İsmi de CiciKuş tu. Muhabbet kuşları benim çocukluktan kalma hevesim.

Doğum bir mucizedir

Yeni bir yılda daha beraberiz. Tatlı acı anıları ile 2014 yılını da geride bıraktık. Hayatımızdan geçen her senede çok değişik şeyler oluyor. Allah’ın da izni ile bu sene kızımız aramıza katılacak. Geçen hafta bir arkadaşımız 35. haftasında erken doğum yaptı. Normali 40 hafta. 2 kilo 200 gr ağırlığında kız bebekleri oldu. Bizde hastanedeydik. Bebeği getirişlerine, kilosunu ölçmelerine ve giydirmelerine camın önünden şahit olduk ve çok duygulandık. Kısa bir süre kaldı. Bizde bekliyoruz.  Hayırlısı ile sağlıklı sıhhatli olsun…

Tatlı telaş

Artık doğuma 2 ay gibi bir vakit kaldı. Gelecek olan yavrumuz için tatlı bir telaş içinde hazırlıklarımız sürüyor. Bugünlerde oyun parkı tarzında beşik araştırıyoruz. İsim konusunda kararsızım ne koyacazğız şu mu olsun bu mu olsun diye net karar veremiyorum. Bir kaç tane bebek dergisi aldım onları okuyup bilgi ediniyorum. Arada kontrollere gittiğimizde ekranda görüyorum onu. Epey bi bana benziyor 🙂

Mutluluk kredisi çekip mutsuzluklarımızla ödüyoruz

Ne kadar çok mutlu olursak her mutluluğun bir sonu da oluyor. Örneğin düşünün memlekete ailenizin yanına gittiniz. ilk günler çok mutlu oluyorsunuz sonrasında ayrılık vakti gelince kara bulutlar kaplıyor içinizi ve üzülüyorsunuz. Siz gittiğiniz için üzülüyorsunuz onlar gidiyorsunuz diye üzülüyor. Siz gitmeseniz bu sefer onlar sizin yanınıza gelse geldiler diye çok seviniyorsunuz onlara özel hazırlık yapıp en güzel şekilde ağırlamaya çalışıyorsunuz. Gün geliyor gidiyorlar ve yine üzülüyorsunuz. Kısa süreli mutluluklar fazlalıklarını mutsuzluk olarak geri alıyor sanki. Mutluluk kredisi çekip mutsuzluklarımızla ödüyoruz. Can Yücel “bağlanmayacaksın” diyor ama bağlanmadan da yaşanmıyor ki.

Havalar soğudu

Geçen ilkbahar mevsiminde kışlıkları katlayıp poşetlere koyup kaldırmıştık. Havalar iyice serinledi ve kışlıkları çıkartmanın vakti geldi. Bunaltıcı sıcaklar hariç yaz mevsimini daha çok seviyorum. Henüz Ekim ayındayız ve doğalgazı yakmadık. İçeride otururken havanın serinlediğini farkediyoruz ve daha kalın giyiniyoruz.

Babam ameliyat oldu

Babam iki sene önce iş kazası geçirmişti. iş kazasında iki bacağında toplam 6 kırık vardı. Platin takıldı sonrasında iyileşti ve ayağa kalktı. Geçen gittiğimde bacağının biri enfeksiyon kapmıştı. Doktora götürdüm ve doktor iğne verdi. İğneler bir nebze işe yarasa da enfeksiyonu geçiremedi. Geçen gün Aydın’da bir hastanede çalışan akrabamın aracılığı ile enfeksiyon kapan ayağındaki platini aldırdık. Bugün taburcu oldu. Umarım iyileşir ve tekrar enfeksiyon kapma gibi bir durumla karşılaşmayız.

Çift muhabbet kuşlarım

Geçen gün 3 tane yumurtası olan çift muhabbet kuşu alıp eve getirdim. Eve gelince strese girdi ve yumurtaların üstüne oturmadı. Bir kaç gün sonra yumurtalara baktım. Yumurtalar boştu. Embriyo oluşmamıştı. Bende attım. Şimdi eve ve yeni ortamlarına alışmalarını bekliyorum. Belki tekrar yumurta yaparlar ve yavruları olur.

Bir bayram daha geçti

Ortalık epey karıştı. Kim neyin kavgasını nerede yapıyor anlaşılır gibi değil. Kendi yediği tabağı pislemek diye bir deyim vardır ya bunların yaptığı da aynı onun gibi. İnsan kendi yaşadığı şehre böyle zarar vermemeli. Adam öldürerek, yakarak, yıkarak  demokratik eylem olmaz.

Kurban bayramını eşimle Diyarbakır’da geçirdik. Memleketten uzakta bayram bayram gibi geçmiyor. Telefon ya da mesaj yetersiz kalıyor Kurban bayramı sabahında kahvaltı kurban eti olmadan oldukça lezzetsiz geçti. Sofrada o sabah aile fertleri de olmalı. İlk gün öğleden sonra çalıştım. 2. gün de bir kaç arkadaşımızı ziyarete gittik. Akşamına da Cem Yılmaz’ın Pek Yakında filmini izledik ve çok beğendik. Sıkılmadan izleyebildik. Bir film ile iki film çektiler. Şahikalar filmini çekseler o da aynen izlenir. 3. gün arkadaşlar bize geldi onları ağırladık ve akşamına olaylar yüzünden sabaha kadar çalıştık. Kaç gece geç saatlerde eve geldim. Umarım insanlar kaos ortamının çıkar yol olmadığını anlamışlardır.

Kuşlarımın yanına 3 yumurtası olan bir çift daha aldım. Bakalım yavru almayı başarabilecek miyiz. Şimdilik yeni yuvalarına alışmaya çalışıyorlar.

Şimdilik yazacaklarım bu kadar.

Otomobil sahibiysen sürekli giderin var demektir

Yakın zamanda otomobil almıştım. Çok şükür arızası ya da kusuru yok. Fakat otomobil sahibi olunca sürekli giderleri oluyor. Her sene kaskosunu yaptırmak gerekiyor. Trafik sigortasını ödemek gerekiyor. Senede iki defa ocak ve temmuz aylarında vergisi var onları ödemek şart. Ödenmezse olmaz. 3 bazen de 2 senede bir muayenesi var. Her 15 bin kilometrede bir bakımı var. Lastikler yıpranıyor. Kış lastiği bazı yerlerde mecbur kullanmak gerekiyor. Bu kadar masraflı olacağını bilseydim almazdım. Bu araca ayda 100 liralık yakıt koysanız ve takside bölseniz ortalama her ay 350 – 400 liraya yakın ödemeniz oluyor. Tüm bunlara rağmen sokaklar otomobil kaynıyor. Demek ki fakir değiliz ama biraz savurganız.